
Hipertansiyon, damar içindeki kan basıncının sürekli olarak normalin üzerinde seyretmesidir. Toplumda çok yaygındır ve çoğu zaman belirti vermediği için “sessiz katil” olarak adlandırılır. Uzun süre tedavisiz kalan yüksek tansiyon kalp krizi, inme, böbrek yetmezliği ve göz hasarı gibi ciddi sorunlara yol açabilir.
Belirtiler
Hipertansiyonu olan kişilerin çoğu hiçbir şikâyet hissetmez. Bazı kişilerde baş ağrısı, ense ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması ya da burun kanaması olabilir; ancak bu belirtiler güvenilir değildir. Tansiyonun yüksek olup olmadığını anlamanın tek yolu ölçmektir.
Doğru ölçüm
Ölçümden önce birkaç dakika oturarak dinlenmek, ölçümden önce sigara ve kahveden kaçınmak, kolu kalp hizasında desteklemek ve uygun boyutta manşet kullanmak gerekir. Evde ölçüm yapanların farklı günlerde ve saatlerde aldıkları değerleri kaydetmesi, hekimin değerlendirmesini kolaylaştırır. Tek bir yüksek ölçümle tanı konmaz.
Risk etkenleri
İleri yaş, aile öyküsü, fazla kilo, fazla tuz tüketimi, hareketsizlik, sigara, alkol, stres, diyabet ve böbrek hastalıkları hipertansiyon riskini artırır. Uyku apnesi de dirençli hipertansiyonun nedenleri arasındadır.
Yaşam tarzı değişiklikleri
Tuz tüketimini azaltmak hipertansiyon kontrolünde en etkili adımlardan biridir. Hazır gıdalar, turşu, salamura, işlenmiş et ürünleri ve ekmek gizli tuz kaynaklarıdır. Sebze ve meyveden zengin beslenme, kilo kontrolü, düzenli egzersiz, sigaranın bırakılması ve alkolün sınırlanması tansiyonu belirgin şekilde düşürebilir. Beslenme önerileri için sağlıklı beslenme temelleri sayfamıza bakabilirsiniz.
İlaç tedavisi
Yaşam tarzı değişiklikleri yeterli olmadığında hekim ilaç tedavisi başlar. Tansiyon ilaçları düzenli kullanılmalı, tansiyon normale döndü diye kendi kendine bırakılmamalıdır. Düzenli kontroller ve kolesterol gibi diğer risk etkenlerinin de değerlendirilmesi önemlidir.